YILIN ANNESİ
Hani kamu görevine sahip Türk hukuk
adamları, öğrenciler, öğretmenlerini örnek alacakları için o öğretmenin
sokakta da başörtüsü takması yasaktır, demişlerdi ya, ben o günlerde bu
haberi idare hukuku avukatı olan komşum Bay Hueschten duydum; gerçi kara
taşına kurban olduğum memleketimi yönetenler sayesinde yediğimiz yumruklardan
çoktan nakavt olmuşsam da, gâvur oğlundan bir yumruk daha yememek için hemen
savunma vaziyetine geçtim: -Atıyorsun!.. Sokakta kamu ahlâkını sarsmayacak
giyime neden karışsınlar? Adam güldü: -Çünkü sizinkilerin lâiklik anlayışına
aykırıymış!.. Sanırım bizim lâiklik kavramını hatırlamak için düşünmeye
dalmış olmalıydım ki, ben susunca adam bir kere daha güldü. -Siz ölülerinizi
beyaz bir şeye sarıp da öyle gömüyorsunuz, değil mi? Kefeni kastettiğini
anladım. Yüzüne sert sert bakıp sordum: -E, nolmuş? -Bütün dünyada kamusal
alanların başında mezarlıklar gelir! Sizin lâik giyim özelliklerine uymuyor o
beyaz şey!
Yani yakında, kamusal alanların başında
gelen mezarlığa kefen beziyle girmeniz (gömülmeniz) de yasaklanacak demeye
getirdiğini, ancak o evinin kapısından girdikten sonra anlayabildim. Birden
öfkelendim. Bağırdım: -Camiiler de kamusal alan bre gâvur, dileyen başörtüsüz
bile giriyor benim camiilerime! Ne Yargıtay karışıyor buna, ne Anayasa
Mahkemesi!..
Ben duymadı zannetmiştim, meğer kapısının
ardından beni dinliyormuş hınzır... Dışarıya çıktı ve yanıma geldi. Elini
omuzuma koydu. -Ya napıyor sizinkiler böyle? dedi, bak, yakında bu yorum,
bizdeki yasa değişikliklerine de yansır haberin olsun, tabii sadece siz
müslümanlar için geçerli olacak biçimde! Hırsız çobanın sürüsünden koyun çalan
çok olur! Dedi ve çekti gitti.
Evime girip odama kapandım. Her zamanki
gibi hemen haber obalarında (site dedikleri zıkkım) Türkiye haberlerini
taradım. Adamın söyledikleri doğruymuş. Başta Başbakan R.T. Erdoğan olmak üzere
AKPliler bu karara ateş püskürüyorlarmış. Haklı adamlar! Böyle saçmalık olur
mu? Çocuklar sadece öğretmenlerini değil, hatta onlardan çok daha fazla TV
dizilerindeki ahlâk timsâli kızlarımızı örnek almıyorlar mı? Bırakın
çocukları, anaları bile o dizilerdeki sanal analarımızla yatıp kalkmıyorlar
mı?
Özel bir televizyon için magazin haber
kovalayan bir arkadaşıma telefon açıp bu günlerdeki gündeminiz nedir diye
sordum. Kırk -arkadaşız sadece markalı- kocadan kalma filân kızımız canlı
yayında sevgilisinin yüzüne su bardağını atmış da- o da ona tokat vurmuş. Bütün
feministler işlerini güçlerini bırakıp adama yükleniyorlarmış: -Vay kadın
haklarını nasıl çiğnersin?
Türkiyemizin ikinci önemli konusu da,
kendinden yirmi yaş büyük gene aynı tip bir kızımıza TV kameraları önünde koca
olma savaşı veren bir delikanlımızmış. Olur mu, olmaz mı tartışmaları o kadar
dallanmış ki, bir büyük TeVemiz bu konuda neredeyse halk oylaması açacak duruma
gelmiş.
Bu yazıyı bir anneler günü öncesinde
yazarken, acaba bu iki milli anamızdan hangisini yılın annesi seçecekler diye
düşünmekteyim. Eğer kocaya su atanla, evliliğe su katan iki anamızdan başka
birini anne seçerlerse işe, hukuk adamlarının karışması ihtimalini göz ardı
etmemek gerekir diye düşünüyorum. Ülkemizdeki sosyal hava, bence,
hukukçularımızın bir başka anayı mahkeme kararıyla yılın annesi ilan
edeceklerini gösteriyor. Hani bir çiftçimizin başbakanımızın emriyle meydandan
alıp gittiği anası... Oysa bu durum, AKMIPa (Ak Mı Parti) taze kan
körüklemekten başka bir işe yaramaz. Eğer muhalifler bu ihtimali sezerlerse, o
ananın yılın annesi olmasını engellemeye kalkışabilirler. Öyleyse hiç kimsenin
itiraz etmeyeceği bir başka anne aramaya devam etmeliyiz.
Ülkemizde yılın annesi olmaya lâyık o kadar
çok kızımız var ki, içinizden biri, sence kim olmalı, diye sorsa, henüz
verecek cevabım yok.
Eğer feministlerin sesi daha gür çıkarsa,
ki onların listesi oldukça kabarık olmalı, adaylar arasında kocasından dayak
yediğini söyleyen bir milletvekilinin eşi, benzin istasyonundaki bir lokantada
tek başına yemek yiyen bir bakan eşi, bir sanatçının bacağına kurşun sıktırdığı
eski eşi, sekiz aydır tıkı olmayışına isyan eden bir zenginimizin boşanmış
ünlü eşi, Yunanlı damadımızın Türkiyede koca bulamadığı için hıristiyan olması
şartıyla evlendiği Türk manken eşi... Yoksa Paris Hilton yengemizin bir Türkle
öpüşebilme arzusuyla Kurtlar Vadisine inip kocasını öptüğü halde çocukları
uğruna ses çıkarmayan eşi mi?
Bence bu yıl anneler gününde yılın annesi
mutlaka bu çevreden çıkmalı... Ha şehit analarından birini neden düşünmüyorsun
derseniz, onlar yılın annesi olmaya değil, Unutulanların Annesi olmaya
lâyıktırlar.
Acaba sizce yılın annesi kim olacak?
