SOYLEM

              

HasanKayıhan 

 

 

 

 
UÇAN ANAYASA
 
Birkaç yıldır alnım açık, başım dik dolaşıyor ve Avrupalı dostlarıma hava üstüne hava atıyorum.
-N’aber, Türkler mi anayasalarına daha bağlı, sizinkiler mi?
-Haklısın dostum, diyorlar, Türkler daha Anayasacıymış!
-Mış değil, diyorum, „-dır“ diyeceksiniz!
Boyunlarını büküyor ve usulca mırıldanıyorlar:
-Ja, dir, dir!..
 Arkadaş çevremde Putin’in hemşerilerinden biri var. Otlakçının teki.  Sadece ona “-Da!” dedirtemedim. Dün tekrar karşılaştık. Sigara paketini ona doğru uzatırken aynı şeyi yeniden sordum:
- Anayasalarına Ruslar mı daha bağlı, Türkler mi?
-Ruslar!
Kızdım ve sigara ikram etmekten vazgeçtim. Otlakçı, gözü sigara paketinde söylendi:
-Niye kızıyorsun, senin ülkende anayasa bir kez havalandı, ekonomisi dibe vurdu. Herşeyinizle anayasanıza bağlı olsaydınız, ekonominiz de peşinden göğe tırmanırdı. Bak, benim ülkemde anayasa ayaklar altında, ekonomimiz de, insanlarımız gibi ona bağlılığından yerlerde sürünüyor. Çeçenistan’daki yurttaşlarımı görmüyor musun?
Sigara paketini cebime soktum.
-Yanlış birşey mi söyledim? Dedi.
-Doktor sana sigarayı bırakman gerektiğini söylemişti değil mi?
Uyanık, Çeçen halkının yerlerde sürüklendiği gerçeğine benim dikkatimi çekip, Çeçenistan’ın Rusya’nın hegamonyasında olduğu görüşünü diplomatik bir dille bana yutturmaya kalkışıyor.
* * *
“-Siz Türkler,” dedi Klaus geçen gün, “çok acaip insanlarsınız.”
Aklımdan, bizimkiler acaba gene ne yaptılar, düşüncesi geçerken usulca sordum:
-Neden?
-Türkiye’den söz ederken hep “cennet cennet” diyorsunuz ama Avrupa’da yaşamaktan da vazgeçmiyorsunuz.
-Bunda şaşacak ne var Klaus? Dedim, hatırlıyor musun, Türkiye’de anamın misafir odasının kapısını sürekli kilitli tutmasını anlayamamış ve sormuştun hani?
-Evet hatırlıyorum!
-Peki ne cevap vermişti anam?
Klaus’un hafızası güçlüdür. Hiç düşünmeden söyledi:
-Cennetin kapısı herkese açık olmadığı için değerlidir. Bu oda sadece Tanrı misafirlerine açılmalı ki değeri olsun!
-Gördün mü bak? Biz Avrupa’dakiler Türkiye’de yaşayamadığımız için adını cennet koyduk!

* * *

Geçen gün yolda Hacı Yunus’la karşılaştım.
-Aşkolsun Hoca, dedi, beni mahcup ettin!
-Aman Hacım, etme! Ne yaptım ki?
-Sana gönderdiğim arkadaşları elleri boş çevirmişsin. Üstelik bir sürü de laf saymışsın !
-Haklısın Hacım, öyle oldu ! Ama mecburdum öyle davranmaya. Biliyorsun bizim şehirde altı tane camii ya da mescid var. Yakın çevrede bir Türk lisesi açılmadan yeni bir camii için bir kuruş vermemeye yemin etmiştim. Ama çok istiyorsan, « okul önemli değil, Türkçenin unutulması önemli değil, gerekirse ezanı bile Almanca okuruz, olur gider » diyorsan, yeminimi bozayım!
Hacı Yunus bir süre düşündükten sonra:
-Yok, dedi, yeminini bozma, hatta müsait bir gününde oturup konuşalım da bir yemin de bana ettir !