SOYLEM

              

HasanKayıhan 

 

 

 

     

EUROYENGE’YE...

Yenge!

Duydum ki, bizim Cumhur’un yüzük takma teklifini kabul etmemissin... “Sen henüz evlenebilecek kivama gelmedin” demissin...

Sen aklini mi kaçirdin yenge?  40 yillik sözlün için bunu nasil söylersin? Adama taa 1962’de Roma Palast’ta he diyen sen degil miydin?  Yoksa o zamanlar pesine bir ayi takilmisti da sirf ondan kurtulmak için mi söz vermistin bizim Cumhur’a? Ayi öldü, ortaklik bozuldu mu demeye getiriyorsun simdi lafi? Eger böyle ise, kusura bakma ama, buna bizde kah..lik derler!

Bizim Cumhur, 40 yildir senin pesinden kosuyor... Sana sirilsiklam asik... Neler feda etmedi senin için bir düsünsene! Az mi canlar yakti, az mi ocaklar söndürdü?

 Duydum ki, kendine on basli bir kirik bulmussun, mayista evlenecekmissin ... Ah, ne bahtsizmis bu oglan meger! Mayis gelince çildirir bu!  Zaten 1 Mayislarda, 27 Mayislarda sik sik çildirirdi eskiden de...

Bu mayista senin mutlulugun serefine yeryüzü çiçeklerle donanacak mutlaka... Ve o, kir çiçeklerinden bir buket yapip gelinligine takmayi ümit eden o, eller dügün ederken oturup aglayacak... Vah benim zavalli dostum!

 Oysa bahçeler dolusu gül fidani dikmisti senin için... Varini yogunu ayaklarina sermisti oysa... Tek sen “evet” diyesin diye, hoslanmadigin neyi var, neyi yoksa söküp atmis,  anasini, babasini, töresini terketmis, sirf sen sevmiyorsun diye raki yerine uzoyla kafa bulmus, halayi birakip sirtaki tepmeye baslamisti... Kirk yildir umutla beklemis, kirk gün, kirk gece sürecek bir dügüne hazirlanmisti, anliyor musun? Sen bu kallesliginle sadece onu degil, beni de, Cumhur’u seven milyonlarca yoldasimi da yaktin, yiktin a yosma!

Yenge, yengecigim! Gel, etme, eyleme! Cumhur’un akli basinda degil... Ikide birde, ben hiristiyanim, o müslüman deyip durma... Vallahi senin için dininden bile dönmeye kalkar bu Mecnun! Kendi ne halt ederse etsin, önemli degil, ama bizi de sürükler pesinden. Tamam mi yenge?..  Kopenhagen otelinde bulustugunuz zaman sunun istedigini veriversen, ne çikar sanki? On tanesine birden “olur” demissin ya iste?

Yoksa ben simdi bu Cumhur’u nasil teselli ederim? Nasil bakar bu saattan sonra esinin, dostunun yüzüne? O simdi Made in Gümrük Birligi markali kasketleri baslarindan firlamis kir atli süvarilerine ne diyecek? Tek seninle mesut sona ulasmak için beklerken Anadolu yaylasindaki bankalar kadar kocaman kovanlarinin içini bosaltmak için arlanmaz, utanmaz, azarlanmaktan yilmaz bekçilerini bile hosgören Cumhur’a nasil çig diyebilirsin sen?  Simdi size ne diyecek, ey gökyüzüne ok ok yükselip yildizlar dolusu fenerler asan güvercin kardesler, simdi size ne diyecek Cumhur? Sadece bu kizin yüzünü aydinlatmak için isini, gücünü birakip cam kutulara sikisan ey isiklar, gördünüz mü Cumhur’un basina gelenleri? Seksenine merdiven dayamis adama çoluk çocuk muamelesi yapan yengemizi gördünüz mü? Sen ey, gelinimiz Türkçe’yi degil, baska dili seviyor diye kendi dilini kesen salak, Cumhur’la nasil anlasacaksin simdi?  Ankara sirtlarindaki  612 rakimli tepeye pusatsiz, ruhsatsiz tirmanan efelerin efesi, simdi sana perde indi, oyun bitti, paydos derlerse, nasil ineceksin Sincan düzüne?  

Ah Cumhur, ah garibim, neden, nereden sevdin bu zalim kadini? Bak, sana zehretti Noel günlerinin tadini! Onun askina eridin, tükendin, kokareç bile yiyemez oldun.

Ter içinde kaldin; Kibris’li kizi düsünüyor, denir diye ayaklarinin altinda piril piril uzanan Akdeniz’e bile giremez oldun.

 Köskler yaptirdin Marmara’nin ortasina... Otuz bin çiçek diktin kahrolasi adasina... Soyunu, sopunu sattin bu sevdanin cabasina...

Bak hepimiz oturduk, dilimizi tuttuk sirf senin bu körolasi askin yüzünden... Kurtlar bile a Cumhur, o gözü pek killi kurtlar, nalli kurtlar, balli kurtlar, güllü kurtlar bile susup ses çikarmadilar bu kahrolasi sevdandan ötürü... Hala kendine gelmeyecek, vazgeçmeyecek misin? Yahu senin dedelerin kendilerine yüz vermeyen kizlarin pesinden hiç böyle kosmazlardi, bilmez misin? Onlari örnek alsana! Madem o kadar çok istiyorsun, belinden kavrayip yere çalsana!

Yok, Cumhur degismis! Insan haklari, Helsinki, Kopenhag... Illa iç güveyisi girecek Euro Bey’in evine... Kendi basina ev açip evlenmeye niyeti yok adamin! Sanki baska kiz yok, kari yok! Bak nice Tatar, Türkmen, Azeri, Kazak, Kirgiz, Özbek dilberi var yanibasinda ama bunda akil nanay!

Sen Euro Bey’in kalik kizinin naziyla nasil basa çikarsin?

Galiba evde kalmaya mahkum bu Cumhur...