ERTUĞRUL GAZİNİN HUZURUNDA
Her yağmur sonrası Bozdağ'ın öfkeli tepelerinden
Ahı sırtlarına uzanan bir gökkuşağı belirir, işte Bilecik, bütün köyleri, kasabalarıyla
bu gökkuşağının altındadır. Her renginde ayrı bir çiçek açar; dağ
dağ, ova ova serpilir dillere türkü türkü... "Yarhisar kalesinin burçları/
Bilecik kızlarına gölgelik/ Dudaklarında Söğüt türküsü/ Çoktan
ezberledik."
Bilecikin Söğüt kasabası, Osmanlı Devletini
kuran ruhun mayalandığı yerdir; Osman Beyin babası Ertuğrul Gazinin yattığı
yerdir. Sırtını yasladığı su dağ,
Yırcalı'dır; Domanıç'la sırt sırta
verip Geyikli Baba mekânı Keşiş'e dayanır.
Tanyerinin ağartısı, Boz-dağ' dan süzülür de
öyle iner Söğüt' e. Sakarya'nın şavkı, Sipahi dağlarına
yukarı, bulutlara bulutlara ağar gider; Edebali çeşmesinin gönüller açan
musıkisidir alıp götürdüğü... Alıp götürdüğü ve de günyelinin gerisingeri selvi ağaçlarının
altında ebediyyete bakmak için çırpınan topraktan bir kubbeye yağmur
yağmur serpiverdiği...
Ama sanılmasın ki Söğüt,
dünya dışında bir dünyadır; Söğüt, içeri Anadolu'nun gerçek kapısıdır;
bir süngüdür karanlığa, kilittir; bir
Çanakkaledir dağlarıyla, geçilmezdir İnönülerle, Sakaryalarla... Ve bir köprüyüz
aydınlığa, iyiliğe,
sevgiye...
Söğüt, bir tarihtir; tarihi hem yapan,
hem yazan, hem söyleyenlerin buluştuğu mekândır;
onlar, Ertuğrul Gazi ataya destan üstüne
destan okuyan torunlarıdır; kâh Fatih olup
seslenmişlerdir Bizans sularını ayaklarının altına
alıp; kâh Yavuz Sultan olup Türkistandaki kardeşlerine doğru yol açmışlardır
Çaldıranlarda, Kanuni olmuşlardır Atlas Okyanusuna ileri kopup giden...
Ve her zaferin ilk müjdesi Söğüt toprağına,
Ertuğrul Gazinin türbesine inmiştir nur nur...
Bir hafta sonra, kendisine ulaştırılan zafer
müjdeleri gökkubbeyi dolduran adamın,
Ertuğrul Gazinin huzurunda, şimdiki
torunları yeni yeni müjdeler iletmek üzere toplanacaklar. Devlet-i Ebed-Müddeti
yaşatan bilmem kaçıncı cumhuriyet hükümetinin
tatile çıkmamış birkaç veziri, nâzırı, kimbilir belki de sadr-ı âzamı
boynuna Ertuğrul Gazinin poşusunu sarınacak ve gökkubbeyi zangır zangır
titreten tiz haykırışlarla zafernâmeler sunacaklar Fatih gibi, Yavuz gibi,
Kanuni gibi...
Döviz kurlarının sabitleştiğini, enflasyonun
giderek düşmeye başladığını, pancar şekeri ihtiyacının zamanında
karşılanacağını, sabah sofralarının beyaz
peynirsiz kalmaması için Hollandaya gerekli siparişin zamanında verildiğini,
Iraka gönderilmesi istenilen Türk askeriyle ilgili tezkerenin meclisten
geçmesinin kendilerinden gelecek yeşil destelerin
miktarına bağlı olacağının U.S.A.ya şahane
bir diplomasi diliyle duyurulduğunu, inşaatına
20 yıl önce başlanan Bakraz Köyü göletinin önümüzdeki 30 yıl
içinde mutlaka tamamlanacağını, Kıbrıslı Türklerin Rum kesiminden yayın yapan
televizyon kanallarını izleyebilmeleri için dekador fiyatlarına suspansiyon
uygulanacağını, Kerkük haritasına çizilen
kırmızı çizgilerin solmaması için bütün dosyaların morga kaldırıldığını,
Katar emirinin önümüzdeki yıl tatilini Antalyada
geçirmesini sağlamak için T.R.T.nin kendisine bölgeyi en can alıcı
özellikleriyle tanıtmak üzere özel bir belgesel çekeceğini, Dünya
Güzellik Kraliçesi seçiminde ülkemizi en iyi biçimde temsil etmek için bütün
genç kızlarımızın yarışmaya katılmaya
özendirileceğini; bunlardan daha önemlisi, Avrupa Birliğine girmemizi
kolaylaştırması için önümüzdeki kış,
memleketin fikir podyumlarında hıristiyan
dostlarımıza Malazgirt, Kosova, Mohaç, Varna, Sırpsındığı Meydan Muharebelerini,
Viyana kuşatmasını, Çanakkale Savunmasını hatırlatan Ayyıldız yerine Haçyıldız
kullanmamızın yararlı olup olmayacağının
tartışmaya açılacağı müjdeleri verilecek....
Koca Ertuğrul Gazi, oğlu Osmanın kurdığu o
devletin Anadolu beylerbeyliğinin küçük bir bölümü üzerinde varlığını sürdüren
devam-devletin bu büyük başarılarını işitince, öyle tahmin ediyorum ki,
mezarından şöyle bir doğrulacak, ve....